44
Islak bir kâğıt gibi hafif bir dokunuş yaracak böğrünü. Öyle zayıf hissediyor ki kendini bir karınca adımı bile zor geliyor. Hele dünyayı sırtlamışken, ne çare.
Kendi gözyaşını içiyorsun hayatta kalmak için. Önemli olanın hayatta değil ayakta kalmak olduğunu anlayamayan, kendini yemiş bitirmiş bir ruhla yarım yamalak yaşıyorsun. Ne mutlu sana.
Dilinden düşürmediğin Spinoza’dan ne kadar uzaksın sen. Var olmak direnç işidir, sürekli çaba ister kendini bir ipe bırakmış çarşaf gibi nereye kadar sürer bu bezgin hayat.
Esas haksızlığın kime yapıldığını görmemek ne fena. Bir anlasan keşke kendine yaptığın zalimliği. O zaman göreceksin insanlar ölümü değil canlılığı severler, kendilerine can verecek olanı isterler. Sen ölümsün, gör bunu gör.
Erkan K.
