Naturalizm ve Tiyatro

by Erkan K.

 

Naturalizmin (doğalcılık) etkilendiği birincil felsefi akım Comte’un kurduğu pozitivizm felsefesidir. Bu düşünce kendine bilimi referans alır. Doğa kanunlarının sosyal ilişkiler için de geçerli olduğunu söylüyorlardı ve onlara göre ancak fenomenler görülebiliyordu. Diğer etkili düşünür de J.S.Mill olmuştur. Ona göre bilgi deney vasıtasıyla elde edilir. Bilginin doğrulanması deney yoluyla mümkün olabilirdi. Üçüncü önemli kişi Darwin olmuştur.

Görüldüğü gibi natüralizm bilimsel gelişmelerin, maddeci anlayışların gelişmeye başlamasından sonra ortaya çıkmıştır. Malthus’un nüfus üzerine incelemeleri, Lamarck ve ardından Darwin’in evrim üzerine görüşleri, Comte’un, Mill’in somut dünyasal bilgiyi esas alan düşünceleri naturalizme dayanak noktaları olmuşlardır. “Doğabilimsel yöntemin sanata uygulanmasıyla yazar bir gözlemleyici ve uygulamacı durumuna gelmiş oluyordu ve bu yöntemin sağladığı katı objektiflikle ve “nesnellikle” toplumsal akışın tam bir kopyasını elde etmeyi umuyorlardı.”1 Bunlardan yola çıkarak naturalistler deneyle gözlemi sanat anlayışların ortasına yerleştirmişlerdir.

Tiyatro açısından bakıldığında naturalist oyun, örneğin Zola’ya göre tespit oyunlarıdır; patolojik olgu bir belge gibi ortaya serilir; görünür kılınır. Bu yapılırken sanki dışardan gözlem yapılıyormuş gibidir. Bir “an”, “yaşantı parçası” alınır ve gösterilir. Örneğin İbsen’in Nora adlı oyunu naturalizmin tipik özelliklerini içinde barındırmaktadır. Oyun tek mekânda geçer, bu gözlem alanını oluşturur. Bu aynı zamanda naturalistlerin deneyci bakış açısını da yansıtır. Oyunda zaman ardışıktır, belli bir yaşam kesiti hiç müdahale edilmeden alınmıştır. Eylemin kronolojisinde seçme işleminin yapılmaması naturalist bir anlayıştır. Naturalistler kendilerini bir bilim adamı gibi görürler, onların yaratımları  olanın yansız aktarımıdır. Darwinci bilimsel determinizm diğer naturalist oyunlarda olduğu gibi bu oyunda da mevcuttur. (örneğin G.hauptmann’ın Dokumacılar adlı oyununda da bu determinist ilke görülür) Yine Nora örneğinden devam edecek olursak bu oyunda naturalist bir durum olarak iç monolog bulunmaz. Monolog onlara göre doğallığı kıran bir durum yaratmaktadır.

Tiyatro uygulaması alanında duruma bakacak olursak burada en önemli uygulamacı Andre Antoine’dır. O, tiyatroda ilk kez 4.duvar olgusunu ortaya koymuştur. Bunda amaç gerçekçilik yanılsamasını (ilizyon) yaratmaktır. Antoine ve diğer naturalistler için gerçeğe benzerlik önemliydi. Örneğin, oyun bir kasapta geçiyorsa gerçek sığır etleri, ya da bir ahırda geçiyorsa hayvan dışkısı kullanılırdı… Somut gerçek aynadan sahneye yansıtılmaktaydı.

“Flaubert, George Sand’a yazdığı mektupta “tanrı hiç düşüncesini açıklamış mıdır?.. önemli sanatın bilimsel olduğuna, kişisel olmadığına inanıyorum.. Ne sevgi, ne nefret, ne acıma, ne de öfke istiyorum, sanata doğruluğu getirmenin zamanı gelmedi mi? Böyle olsa, betimlemenin tarafsızlığı yasanın yüceliğine eşit olurdu” ne var ki, bu görüşteki tarafsızlık sağı, solu, esnafı, işçisiyle bütün olarak burjuva toplumuna karşı duyulan sınırsız bir tiksintiden öteye gitmiyordu. Sonuç, insanlar karşısında tam bir düş kırıklığıydı”2

Post modern sanat! Anlayışı da bu türden bir sergilemeye dayanır, eleştiriden kopartılan post modern sanat! eseri bir ürün düzeyine, mal düzeyine indirgenir. O yalnızca tüketilecek ve geride insanı eskiye nazaran bir fazlalaştıracak hiçbir kalmaz.

Sanatçıdan çıkan ürün kendi anlam dünyası da beraberinde getirir. O bir amaçla, zorunluluk olarak yaratılmıştır. Bu yaratım hayat gerçeğini aşan kendi gerçeğini üreten kuran bir gerçekliktir. Oysa post modernist anlayış (post-naturalist de denebilir) zaten doğada bir form olarak, kendi başına bulunan maddi bir unsuru, eylemi bir çerçeve (bienal, dergiler….)içine oturtmakla onu sanat ürününe dönüştürdüğünü gizliden gizleye iddia eder (onlar her ne kadar kendilerine biz sanatçı değiliz ve yaptığımız sanat eseri değil bir iş deseler de, bu işin sanat alanında cereyan etmesi öz niyetin ne olduğunu belli ediyor)

Naturalizm ve de post modern sanatlar hayatın yüzeyinde hareket ederler. Onlar açısından hayat yüzey gerçekliğidir. Oysa akışın içsel yasalarını kavramaktır esas olan. Bu nedenle naturalizm ve onun ardılları karşısında duran gerçekçilik anlayışını benimseyenlerin yaratımı sanatsal olarak çok daha değerlidir (Balzac, Mann,Tolstoy..)

“doğalcılık açısından insan da her şeyden önce bir hayvandır. Doğalcılıkta, iğrenç ve ayıp sayılan ayrıntıları seçerek üzerinde kasten durmakta vardır.”3 Aynı durum post-modern sanat! İçinde geçerlidir. Bu noktada sahne teknikleri dersinde gösterilen fotoğraf (bir kadının adamın anal bölgesine kolunu soktuğu fotoğraf) bu doğalcı anlayışın post modern içinde pekâlâ geçerli olduğunun göstergesidir. İnsan her hangi bir maddi öğe gibi kullanılabilmekte, sırf bu şekilde insan ifşa edildiği için sanat namıyla adlandırılmaktadır. Bu tür üretimin insan üzerindeki etkisi de önemlidir. Bu tarz üretilmiş, onların deyimiyle, bir “iş” insanın dürtülerine, duygularına seslenmektedir. Bu ürünler insanı şaşırtır, irkiltir. Alılmayıcının ürün karşısındaki bu tepkisi ürünün estetik, sanatsal, düşünsel yanından doğmaz, bu bir refleks olarak gelişir. Yolda yürürken bir den bire yolun kenarında uzanmış başı kesilmiş bir adam görmek gibidir durum. Bu tür ürünler karşısında anlamlandırma zorlama çabaların sonucunda oluşur. Sizin önünüze koyulan çok bileşenli, çelişik göstergeler demetinin içinden zoraki anlamlar yaratmaya çalışırsınız. Ve bu her seferinde de mümkündür. Aslında bu insan aklının (ki insan dünyaya anlam veren bir varlıktır, anlamsız yaşayamaz) sömürüsüdür. Bir konseptin, çerçevenin içine oturtulan her hangi bir şey,(bir taş parçası, bir kalem ya da sonsuz seçenek..) o çerçeveyle birlikte kendiliğinden anlamlandırılma potansiyeline sahip olur, bunun için o işi üreten kişinin sanatçı olması gerekmez.

Bu yüzden post modern sanat! Ben yaptım olducu bir anlayışa sahiptir diyebiliriz. “Hippolyte Taine’in her insanın kendi deneyimlerini bir raya getirerek roman yazabileceğini ve romanın eninde sonunda bir yaşam deneyimi yığınından başka bir şey olmadığını söylemesi, post modern sanat! Ürünü her insan tarafından üretilebilecek bir şeydir. Ancak bir şartı vardır, bir kurul bir çevre tarafından onun tanımlanması, sanatçı namıyla adlandırılması gerekir, bu ismi aldığında artık ne yaparsa kişi o sanat eseridir. Taksim meydanının ortasına işese bir happening gerçekleştirmiş olacaktır. Oysa bu çok doğal bir davranıştır. Bunun için ek bir çalışmaya gerek yoktur. Bu anlayıştan bakarsak biri bizi gözetliyor, ya da biz evleniyoruz gibi programlar da doğalcı, post modernist sanatın örnekleri olarak pekâlâ değerlendirilebilir.

Görüldüğü gibi hem naturalizm hem de post modern üretim ki biz burada özellikle happening’i kast ediyoruz, bir doğal gerçekliği bir çerçeve içine oturtma yöntemini kullanırlar. Sanatsal güzeli yaratma gibi bir dertleri yoktur. Olanı çıplaklığıyla vererek sanatçının kendi dünya görüşünün bütünlüklü, estetik bir anlatımını yaratmayı es geçerler. Olandan kastımız gündelik hayatta normal kabul edilen her şeydir. Örneğin duvarları boyamak boyacının işidir ama sanatçı olarak adlandırılan bir kişi duvarcının yaptığının aynısını uyguladığında onun yaptığı sanat olayı olmaktadır. Doğal davranış sanata dönüşmüştür. Naturalistler için bunun yolu tiyatro sahnesi, roman, resim vb. post modernler için daha da naturalist bir durum oluştu. Hayatın kendisi hayatın içinde canlandırılmaktadır. Her iki anlayışın temel amacı ise ilizyonu yaratmaktır. Akıldan ziyade duygulara yönelirler. Duruma post modern üretim açısından yaklaştığımızda ortaya çıkan şey aslında post-naturalist bir anlayıştan başka bir şey değildir bana göre. (En azından yalnızca naturalizmin penceresinden indirgeyen bir şekilde bakıldığında post naturalizm, naturalizmin üst aşamasıdır. )

 

KAYNAKÇA

Dokumacılar (g.hauptman) / Hüseyin Salihoğlu

Sahne teknikleri ders notları

Tiyatro tarihi ders notları

Sanatta eleştirellik (mukadder çakır aydın)

Edebiyat kuramları (Berna moran)

Sanatın gerekliliği (ernest fischer)

Büyük larousse ansiklopedisi

Tiyatro kavramları sözlüğü (aziz çalışlar)

1 Dokumacılar son söz

2 Sanatın Gerekliliği

3 Edebiyat Kuramları

 

Erkan K.

 

Şunları da beğenebilirsin

-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00